05.11.2007 02:57:14 | İbrahim Ulga  | Web 2.0  | 2 Yorum |  Tavsiye Et

"Arkadaşların birbiriyle iletişime geçebileceği bir sistem olarak gelişen ve 15 milyar dolarlık piyasa değerine erişen Facebook’un Türkiye versiyonu mondus.net, Şubat ayından beri erişime hazır.

Facebook sosyal ağ modelini Türkiye’de ‘mondus.net’ adıyla yaklaşık 9 ay önce hayata geçiren Cem Sertoğlu, Facebook’un ileride bir çöpçatan sitesine dönüşebileceğini söyledi. Sertoğlu, Türk kullanıcıların eski sosyal ağ kullanım alışkanlıklarını Facebook’da da devam ettirdiklerini belirtti ve “Birden fazla insan bir kişi adına profil yaratıyor Facebook’da. Kafa karıştırıyor. İnsanlar arkadaşlarını ekledik sanarken tanımadıkları kişlerle bağlantıya geçiyorlar. Hiçbir kimlik doğrulama sistemi olmadığı için Türk kullanıcısının bunun önüne geçmesi zor”dedi.
Mondus’u Facebook gibi network’ler üzerine inşa ettiklerini belirten Sertoğlu, e-mail adresi bazında insanların doğrulanmış şekilde üye olmalarını sağladıklarını belirtti ve ileride ekleyecekleri güvenlik sistemlerini, “Kısa vadede cep telefonlarıyla kimlik doğrulama, bir ileri safhada TC kimlik no’larıyla kimlik doğrulaması opsiyonlarını yapacağız” sözleriyle anlattı.

Bugüne kadar Mondus’un 17 bin 500 üyeye eriştiğini belirten Sertoğlu, Facebook’un bir sosyal ağ içinde neler olabileceği konusunda Türk kullanıcısının ufkunu açtığını da ifade etti."

Haberi önce Marketing Türkiye'de gördüm ve sonra bir yanlışlık var galiba deyip ntvmsnbc.com'da orjinalini okudum ama aynı şey orda da yazıyordu.

Mondus.net'in facebook olmasına gerek var mı? Bu konuya aşağıda daha geniş değinicem ama haberin yapılış şekli üzerinde durmak istiyorum biraz.Facebook'un handikapları olarak Türk insanına pek uymadığı noktasında "İnsanlar arkadaşlarını ekledik sanarken tanımadıkları kişlerle bağlantıya geçiyorlar" deniyor ve bunu aşmak için kimlik doğrulama çözümleri getiriliyor.Bence burda sorun bizim insanımızın interneti algılama biçimi ile alakalı, kimliğini gerçek olarak vermesinde değil.Kişi gerçek kimliğini veriyor ama siteyi hala çöpçatan olarak kullanıyor, bunun önüne geçmek gerek asıl.Geçenlerde bir sohbette twitter'ı bizim Türklerin bir sitede anlık chat olarak kullandıklarından bahsetmişti bir arkadaş bizde gülmüştük.

Biz Türk haklı olarak sosyalleşme sitelerinin bizim gerçek ismimize nasıl katkı yapabileceğini henüz öğrenmedik.Site kurucu ve yöneticileri olarak ta insanımıza bunu öğretemedik.Seviyeli kitle ile chat olarak kullanıcı kitlesini ayırıcı bir konsept düşünmedik.

İkinci olarak ta Türkiye'deki web 2.0 uygulamaları yabancı uygulamaların aynen taklidi olmak zorunda değil.Bir youtube açmaya gerek te yok aslında.Youtube ile büyüyen video ile iletişim trendini kullanıp sektörde ve üründe kırılmalar yakalanabilir.Bu kırılmaları kendi toplumsal değerlerimizle birleştirip bize özgü ürünler çıkabilir.Genel olarak Facebook Amerikan kültürü izlerini taşıyor bu uygulamanın aynısını Türkiye'de yapmaya çalışmak hiçbir zaman Facebook yapmayacaktır bizim uygulamamızı.Taklitten öteye gidemeyeceğiz ve orjinali orda dururken kaliteli insanlar niye taklidini kullansınlar ki?

Belkide kendi özümüzdeki bazı eklentilerle dünya çapında projeler bile çıkarabileceğiz.Haber yapılması gereken asıl konu bence Facebook 15 milyar $ ederken, bir benzeri olan ve bizim olan mondus.net kaç $ ediyor? Niye 15 milyar $ etmiyor? haberidir.

Ek olarak aşağıdaki soruya da bakabilirsiniz.

05.11.2007 02:04:49 | İbrahim Ulga  | Interactive Marketing  | 2 Yorum |  Tavsiye Et

Marka konumlandırması bakımından Ülker ülkemizdeki en başarılı firmalardan biri.Ürünlerinde öncelikli olarak Ülker ismini ön plana çıkarmaktansa markalarını kendi isimleriyle marka haline getirmeyi başarıyor.

Bu sorun Pınar markasında daha öne çıkıyor. Pınar deyince akla gelen şeyler süt, süt ürünleri, sucuk, meyve suyu, su, hazır gıdalar vb. Pınar burada ciddi bir konumlanma problemi yaşıyor.Ürünler markanın ne yaptığıyla karışıyor.Akla tek bişey gelmiyor.

Ülker'de ise genelde akla bisküvi ve çikolata geliyor.Fakat ürün yelpazesi olarak neredeyse Pınar kadar farklı alanlarda ürünleri var.İşte başarı da burda gizli aslında. Her ürünün kendi ismi, karizması ve sloganı var.Bazı ürünlerin Ülker'in ürünü olduğunu duyduğumuzda şaşırıyoruz.

Bu ürünlerden başarılı bulduğum Alpella markasının reklamını beğenmiştim.

Genel olarak kendini tanıma ve gerçek yeteneklerini keşfetme konsepti üstünde duruyordu.Tv deki reklam çalışmasının ardından aynı konsepti devam ettirip tüketici kitlesine internetten ulaşmayı seçmişler.

www.alpellatutto.com sitesi ile kendini keşfetmek isteyenlere karakter testi yapıyorlar.Site tasarımı ve test gayet başarılı.Web dünyasında yeni sosyal ağlarda kendini keşfetme alanında birçok şey yapılabilir görünüyor.Gruplar oluşturma, api ler yazma vb.

 

 

03.11.2007 01:06:18 | İbrahim Ulga  | Reklamlar  | 2 Yorum |  Tavsiye Et

(resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız)

Agency: McCann Erickson, Honduras
Creative Director: Manuel Cruz
Art directors: Paul Hughes, Wilfredo Fuentes
Copywriter: Roberto Anduray
Photographer: Manuel Cruz

 

(resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız)

Blood, Sweat, Tears, Champagne
Agency of the year 2006
Ineractive agency of the year 2006
Grand Effie of the year 2006

Agency: Shalmor Avnon Amichay / Young & Rubicam, Israel
Managing Creative Director: Gideon Amichay
Creative Director: Tzur Golan
Art Director: Shirly Bahar
Copywriter: Avital Pinchevsky

 

(resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız)

Advertising Agency: DM9 DDB, Brazil

 

(resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız)

With cigarettes, your life goes to ashes. ( sigara ile hayat küle döner )

Advertising Agency: Staff, Rio de Janeiro, Brazil

 


Little Monster - A funny movie is a click away


Hummer Commercial - The funniest home videos are here

(resmi büyütmek için resmin üzerine tıklayınız)

Ramazan boyunca yapılan oldukça ilginç bir reklam kampanyası yorumu size bırakıyorum.

Wudhu sebelum ibadah (wash yourself before you pray) (İbadet etmeden önce kendini temizle)
Dirikan sholat (pray to God) (Allah'a ibadet et)
Luruskan hati (keep your heart straight) (Kalbini dosdoğru olan yolda tut)
Puasa di bulan Ramadhan (fast during Ramadhan) (Ramazan boyunca oruç tut)
Zakat fitrah (give to the poor and needy) ( ihtiyaç sahibi ve fakir kimselere yardım et)

Advertising Agency: OgilvyOne Indonesia
Creative Director: David Lukas
Senior Copywriter: Shirley Christie
Copywriter: Anton Adinugroho

02.11.2007 11:53:17 | İbrahim Ulga  | Organizasyon  | 0 Yorum |  Tavsiye Et

Microsoft Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan organizasyon 6 Kasım Tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda yapılacak.

Konferansın konuları arasında

Türkiye'de Blog ne aşamada, hangi alanlarda kullanılıyor?

Başarılı blog örnekleri,

blogların sektörlere etkilerini ortaya koymak gibi ilgi çekici konular var.

Tamamen ücretsiz olan organizasyon çok güzel geçeceğe benziyor.

Yer: Yıldız Teknik Üniversitesi
Tarih: 6 Kasım 2007
Saat: 13:30

İlgili Linkler:

Türkiye Blog Konferansı web Sayfası 

Murat Buyurgan Konferans Haberi

Webrazzi

02.11.2007 11:37:08 | İbrahim Ulga  | Web 2.0  | 0 Yorum |  Tavsiye Et

«  1  2  3  4  5 » 
Son Yorumlar
Fatih Bektaş 09/05 16:20
Mondus.net Türkiye'nin Facebook'u mu?
amoxil 02/05 10:43
New York Festivals Innovative Advertising Awards başvuruları başladı.
sibutramine 02/05 07:01
New York Festivals Innovative Advertising Awards başvuruları başladı.
generic valium 01/05 22:25
New York Festivals Innovative Advertising Awards başvuruları başladı.
buy viagra online 01/05 17:41
New York Festivals Innovative Advertising Awards başvuruları başladı.
Yazarlar
Blog Arşivi